Brugge’da Mutlaka Görmeniz Gereken 12 Nokta

single-image

Belçika’nın en mükemmel korunmuş Orta Çağ kasabası Brugge, her yıl iki milyondan fazla ziyaretçiyi kendine çekiyor. Belçika’ya yapacağınız seyahat için zaman kısıtınız varsa Brugge kesinlikle bir numaralı durağınız olmalı. Renkli binalardan, arnavut kaldırımlı dar sokaklardan ve kanallardan oluşan; zengin tarihi ile gezdikçe şehre olan aşkınızın artacağı, güzel yerlerden oluşan bir yolculuğa çıkarmak istiyorum. Brugge gezilecek yerler listemi incelemeye hazır mısınız?

1. Markt Meydanı

tuğçe-genç-markt-meydanı

Görkemli çan kulesinin gölgesinde yer alan, renkli evler gördüğümüz o meydan var ya hani işte orası şehrin kalbi sayılan, şehri keşfe çıktığınızda dönüp dolaşıp hep aynı noktaya geldiğiniz yer; Markt Meydanı.

Orta Çağ döneminde festivallerin, fuarların, turnuvaların, isyanların ve infazların yaşandığı Markt meydanı bugünlerde yerel halkın ve Brugge’a gelen turistlerin buluşma noktası. Meydandaki en çarpıcı bina kesinlikle 13.yy’da inşa edilen 83 metre uzunluğundaki 47 farklı çan sesine sahip olan Belfort Tower. (Belfort Tower- Çan Kulesi’ne €10 karşılığında çıkabilirsiniz)

Markt Meydanı, 958’den beri pazar olarak kullanılmış ve 985’den itibaren hala her çarşamba saat 08.00 ile 13.00’a kadar açık haftalık bir pazar düzenleniyor. Tezgahlar da taze meyve, sebze, çiçek, et ve peynir gibi yiyeceklerin yanı sıra sıcak ve soğuk atıştırmalık satılıyor. Yiyeceklerin dışında el yapımı ve yerel ürünler de alabilirsiniz.

Markt’da bugün renkli lonca evinlerinin altında restoran ve kafeler bulunuyor. Aynı zamanda meydan yayalar, bisikletliler ve faytonlar ile dolu. Şehirde yürüyüş turuna başlamadan önce waffle’nızı yiyerek etrafı seyrettikten sonra günü kahve ya da biranızı alarak tekrar burada sonlandırabilirsiniz.

📍Konum için tıklayın >>

2. The Belfry Tower

brugge-belfry-tower

Şehrin en belirgin sembollerinden birisi Belfort ya da Belfry, Brugge’un merkezinde Orta Çağ’dan kalan bir çan kulesidir. Çan Kulesi hazine ve belediye arşivlerini korurken, aynı zamanda tehlikeleri tespit etmek için gözlem merkezi olarak kullanılıyormuş. Kuleye çarpan yıldırımdan dolayı birden fazla yangına maruz kalan kulenin bazı kısımları bu nedenle farklı tasarımda.

Şu anda €10 karşılığında 366 basamaklı dar ve dik merdivenleri ile 83 metre yüksekliğindeki binanın tepesine tırmanabilirsiniz. Yukarı çıkmayı başardığınızda 360 derece Brugge manzarasına sahip olacaksınız. Deklanşöre basmayı unutmayın.

İlk kule 1280 yılında bir yangından dolayı tahrip olmuştur ve yeniden inşa edilmemiştir. Günümüzde Çan Kulesi 47 farklı çandan oluşan hoş müzikleri ile ziyaretçilerini büyülemektedir. Bu 47 melodi tehlike, önemli durumlar ve belirli zamanlar vb. için farklı şekilde çalıyor.

📍Konum için tıklayın >>

3. Burg Meydanı

Burg Meydanı’ndaki bu binalar kentin en eski yerleşim yerlerinden birisi. Belediye binası ve nüfus müdürlüğü binası ile şehrin yönetim merkezi olduğunu göreceksiniz. Burg’un en etkileyici binası 1376 yılında gotik mimari ile inşa edilmiş olan Belediye Binası’dır.

Burg Meydanı, 9.yy’da Kont Flanders için inşa edilmiş bir kale mevcut. Bugün kaleye ait hiçbir iz göremeyeceksiniz. Fakat meydandaki güzel binaların kale ile harmanlanması sizi Bruge’un uzun tarihi boyunca keyifli bir yolculuğa çıkaracak.

📍Konum için tıklayın >>

4. Quary of the Rosary (Rozenhoedkaai)

Rozenhoedkaai-brugge

Brugge şehri boyunca en çok fotoğraflanan yerlerden biri olan Rosary Quary, kanalları ve klasik binaları ile Brugge şehrini güzelleştiren manzaralardan birisi olduğuna göre kameranı hazırla.

Burası gerçekten kartpostal fotoğraflarını aratmayan eşsiz bir güzelliğe sahip. Tanners Meydanı’na ve Balık Pazarı’na çok yakın bir konumda. Hatta Markt Meydanı’na beş dakika yürüme mesafesinde.

Burada kanallar boyunca ve ayrıca şehir genelinde çeşitli yürüme turları da düzenleniyor. Güzelliği seyretmek ve bu anı anılarınıza eklemek için çekeceğiniz bir fotoğraf için sıra beklemeye gerçekten değiyor. Suya yansıyan kaleler ve binaların görüntüsü size kendinizi masalda gibi hissettiriyor. Köprü ve ahşap iskele yaşlarına rağmen hala sapasağlam duruyor. Lütfen burada bir süre oturun ve muhteşem manzaranın tadını çıkarın. Vaktiniz varsa hem gece hem de gündüz manzarasını ayrı ayrı keşfedin. Sevdiklerinizle birlikte bi bira ile güneşi de batırmak da eminim keyifli olacaktır.

📍Konum için tıklayın >>

5. Bruges Beer Museum

Bira ham maddesi, bira hazırlama, bira yanında yiyebilecekleriniz hakkında her şeyi keşfedebileceğiniz bir müze. Markt Meydanı’na karşı harika manzarası olan Bira Müzesi’nin içerisinde 16 farklı biradan oluşan bir barı da bulunuyor ve €16 ödeyen herkese açık.

Müze görsel ve eğlenceli vakit geçirmeniz için gerekli tüm teknolojiye sahip. Ziyaretiniz sırasında müze hakkında detaylı bilgi içeren bi Ipad mini veriliyor. İlk günden günümüze kadar en başından beri bira üretim süreci, bira çeşitleri ve özellikle Belçika biralarına odaklanılıyor. Müzenin yanı sıra en iyi biraları da bulabileceğiniz bir brasserie de var.

Bir başka ilginç kısım ise müzede bulabileceğiniz mağaza. Markette ve başka yerlerde bulmakta zorlanabileceğiniz kalitede biraları burada bulabilirsiniz.

Bruges Beer Museum ile bira endüstrisinin inanılmaz dünyasını tanımaya hazır mısın?

📍Konum için tıklayın >>

6. Koningin Astridpark

Koningin Astridpark-brugge-gezilecek-yerler

Şehrin hemen içinde kalabalığın hemen arasında ama kalabalıktan uzak huzur mekanı. Çevresindeki ağaçlar parkı tenhalaştırıyor. Küçük bir göl, renkli çiçekler ve banklar ile sevdiklerinizle birlikte dinlenmek için ideal bir park.

Burası aslında yüzyıllar boyunca manastır bahçesi olarak kullanıldı. Fransızların hükümeti ele geçirmesinden sonra tüm dini cemaatlerin ortadan kaldırılma kararı ile 1 Eylül 1796’de manastır yıkıldı. Günümüzde lokal halkın ve turistlerin sıcak yaz günlerinde ağaçların serinliğini yaşadıkları park olarak kullanılıyor.

Brugge’da parklarda dikkatimi çeken ve gerçekten hoşuma giden şey parkın içine koydukları yeşil sandalyeler. Parka gelip yere oturmak istemeyenler sandalyeyi kullanıyor ve sonra kalkıp yoluna devam ediyor. Bu sandalyeler bizim ülkemizde olsa ne olurdu acaba diye düşünmeden duramıyorum, üzgünüm.

📍Konum için tıklayın >>

7. Sint-Janshospitaal

Sint-Jans Hastanesi en tipik Brugge anıtlarından birisidir. Avrupa’nın en eski bu konuk evi çok iyi şekilde korunmuştur. 13.yy’da inşa edilen bu hastane yolculara, fakirlere ve hastalara uzun süre ev sahipliği yapmıştır. Orta Çağ’da Saint Jan’s Hastanesi’nde yer alan bu müzede, çoğunlukla hastane için yapılan veya yardım kuruluşlarından gelen zengin koleksiyonlar sergileniyor.

Uzun bir restorasyon çalışmasından sonra yandaki manastır ile birleştirildi. İki çatı katı da ziyarete açık. Müze Orta Çağ’dan 18.yy’ın sonuna kadar bir evin yaşam hikayesini tematik bir şekilde anlatıyor. Bugün modern bir hastane olan Sint-Jan’ın kökeni işte tam olarak burası.

📍Konum için tıklayın >>

8. Church of our Lady

122 metrelik tuğla çan kulesi ile Our Lady Kilisesi şehrin silüetine hükmedenler arasında yer alıyor. Orta çağ Brugge’undaki taş ustasının sanatının en yüksek noktası sergilediği eserlerden birisi bu kule olabilir. Kilisenin inşa edilmesi tam iki yüzyıl (13-15.yy) sürmüş.

Burası Hristiyanlığın özü Meryem Ana ile oğlu İsa’yı birlikte temsil ediyor. Michelangelo bu heykeli tek bir mermer parçasından oyarak yapmıştır. Heykelin arkasındaki zengin tarih ise oldukça büyüleyici.
Kilisede aynı zamanda Michelangelo’nun Madonna ve Çocuk adlı mermer başka bir heykeli de bulunuyor. Hristiyanlığın özünü temsil eden heykel Madonna ve Çocuk heykelinden çok daha farklı anlama sahip. Çocuğuna bakan nazik ve sıcak bir anneye karşılık oğluna ne olacağı konusunda endişe eden bir anneyi tasvir etmektedir.

İtalya’da oluşturulan ve 1504’te Belçika’ya ihraç edilen Michelangelo’nun Madonna’sı ve çocuğu yüzlerce yıldır korunmaktadır. Hem Fransız Devrimi ve hem de 2.Dünya Savaşı askerleri tarafından saklanmış olmasına rağmen bulunarak, Belçika’ya geri getirilmiştir. Bu çalışma Michelangelo’nun İtalya’dan ayrılan tek heykeli olarak dikkat çekmektedir.

Kiliseye giriş ücretsiz ancak müze kısmını ziyaret etmek isterseniz €8 ödemeniz gerekiyor.

📍Konum için tıklayın >>

9. Begijnhof (Beguinage)

“Church of Our Lady”kilisesini gezdikten sonra kanalı takip ettiğinizde Begijnhof’a ulaşacaksınız. Burası muhtemelen şehrin en sessiz noktası – “şşşhhhh”

1245’te Beguinler tarafından kurulmuş olsa da Beguinler bugün yok. Dini Aziz Benedict ve kızkardeşleri yaşıyor şimdi burada. Binaların çoğu 13.yy’dan kalma değil fakat yine de o dönemin düzeninin korunmasına önem verilmiş.

Bir Beguinage istediği zaman yeminini bozarak, bu topluluktan ayrılabiliyor. Manastır dindar şekilde yaşamak isteyen bekar veya dul kadınların bir araya gelmesiyle ortaya çıkmış. Bu nedenle Kuzey Belçika ve Hollanda gibi ülkelerde kadınların yaşadığı ve dua ettiği yerlerde beguinages kurulmuştur.

Begoninler, ilk etapta kendi gelirlerini elde ettikleri bir yaşam sürüyorlarmış. Kuruluşun bağımsızlığını koruyan herhangi bir yemin etmemiş olsalar bile katı bir rejimde yönetilmiş. Son dilenci rahibenin 1927’de ayrılmasından sonra Benedict rahibelerine ev sahipliği yapmaya başlamış.

Beguinage’a küçük bir köprüden ve 1776’dan kalan bir geçitten geçerek giriyorsunuz. Beguinage girişinin solundaki köşede beguinin yaşam alanlarını yeniden yaratan küçük bir müze var. Bu müzede Katolik ile ilgili hediyelik eşyalar satan bir dükkan bulabilirsiniz.

📍Konum için tıklayın >>

10. Minnewater

minnewater-brugge-gezilecek-yerler

Minnewater (Aşk Gölü) ve Minnewaterpark onun güzel parkı Brugge’a trenle geldiğinizde göreceğiniz güzelliklerden ilki. Göl ve çevresindeki park, şehrin turistik yerlerinden, sokakların gürültüsünden ve karmaşasından uzaklaşabileceğiniz bir dinlenme alanı sunuyor. Brugge gezilecek yerler listesinin sembollerinden biri olan kuğuların sudaki dansı şehri daha da romantikleştiriyor.

Şehir merkezine sadece 20 dakika uzaklıkta bulunan Minnewater Park’a doğru yürürken ve parkta banklarda otururken huzur dolacaksınız. Parkın içerisinde bir de kule bulunuyor. Parkın manzarasını seyredip fotoğraf çekimi yapmak isterseniz kulenin en üstüne çıkmanızı öneririm. Hıı bu arada Aşıklar Köprüsü’nde birbirini öpen çiftlerin bir ömür boyu beraber olacağına dair bir inanış var. Anın tadını çıkarın.

📍Konum için tıklayın >>

11. Sint-Salvatorskathedraal

Aziz Saviour’un Katedrali, Brugge’un en eski kilisesidir. Çok sayıda güzel tabloları, masaları, pirinç mezar levhaları ve çatı katı ile kesinlikle görülmeye değer. Bu kilise 10.yy’da yapılmaya başlandı. 13. ve 14.yy çıkan yangın sonrasında yeniden restore edilmesiyle farklı dönemlerin stil karışımlarını bir arada görebilirsiniz.

Kilisenin ana bölümleri 14.yy’ın Schelde tarzında gotik denen yapılardır. Katedralde görülmeye değer bazı özel alanlar da bulunuyor. 1430’dan kalma Gotik koro tezgahları, Louis XVI tarzında minber, etkileyici barok tünel ve duvar resimleri ile 18.yy’dan kalma halılar mevcut.

1830’da Belçika’nın bağımsızlığından kısa süre sonra Brugge’da yeni bir piskopos(Katoliklerde papazlığın en yüksek aşamasına ulaşmış olan, belli bir bölgenin din işlerini yürüten papazlara verilen san) kuruldu ve Sint Salvator kilisesi katedral görüntüsünü aldı.

Katedralin çatısı 1839’da bir yangın nedeniyle çöktü. İngiliz Gotik kiliselerinin restorasyonu ile ilgilenen İngiliz mimar Robert Chantrell katedralın eski ihtişamına kavuşmasına yardımcı oldu. 12.yy’dan kalan en güçlü kısımlar kulenin temelini oluşturdu. Kuleye eskisi gibi neo-gotik kısımlar eklemek yerine çok kişisel bir tasarım ile Romanesk tasarım tercih eden Chantrell, çok fazla eleştiri almıştır.

?📍Konum için tıklayın >>

12. Brugge Rahat Köşeler ve Meydanlar

Brugge’da her sokakta çok rahat köşeler ve meydnalar var; Huidenvettersplein (Tanners Meydanı), Vismarkt (Balık Pazarı), Jan van Eyckplein (Jan Van Eyck Meydanı), Simon Stevinplein Meydanı ve heykeli, Arentshof. Bu meydanın her biri yürüme mesafesinde. Brugge’da dolaşırken bu romantik yerleri keşfedebilirsiniz.

📍Konum için tıklayın >>

Tanners Meydanı: Burası Belediye Binası ve Burg Meydanı’nın hemen arkasında. Bir meydandan daha çok aslında veranda gibi de diyebilirim. 14.yy’da işgal edilmesinden sonra 15.yy’da deri kokusu nedeniyle başka yere taşındı. Bugün etrafında birkaç restoran ve bir otel (Duc De Bourgogne) bulunuyor. Meydanın sonunda şehri tekne ile keşfedebileceğiniz bir iskele var. Bu meydanda iki aslanı destekleyen bir sütunda Tanners’ların amblemini göreceksiniz.

Fish Markt: Brugge’da iki balık pazarı varmış. Birisi zengin insanların pazarı Vismarkt diğeri ise fakirlere hizmet eden Huidenvettersplein. Braamvergstraat ve Steenhouwersdijk arasında yer alan bu taze balık pazarı kapalı bir çarşı içinde yer alıyordu. Bugün Vismarkt’ı salıdan cumartesi sabahına kadar açık bulabilirsiniz. Aynı zamanda bu pazarı Temmuz ve Ağustos aylarında her pazar yerel tango dans okulu olarak yakalayabilirsiniz.

📍Konum için tıklayın >>

Simon Stevin Heykeli: Markt Meydanı’na birkaç dakika yürüme mesafesinde. Burası alışveriş caddesinin hemen dışında küçük, hoş bir meydan. Meydanın yanında çok sayıda restoran, kafe, çikolata ve hediyelik eşya dükkanlarını bulabilirsiniz. Bu meydanın en güzel tarafı trafiğe kapalı olması, etrafının ağaçlar ve arnavut kaldırımı ile kaplı olması.

📍Konum için tıklayın >>

Jan van Eyck Meydanı: Brugge’da birçok meydanda olduğu gibi atıştımalığınızı ve içeceğinizi alıp sakince takılabileceğiniz yerlerden. Burada bir zamanlar var olan Orta Çağ’dan kalma Brugge Limanı’nın muhteşem manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz. Meydanın hemen ortasında ünlü ressamın heykelini göreceksiniz. Ayrıca 1477’de yapılan “Old Toll House”a hayran kalacaksınız.

📍Konum için tıklayın >>

Arendshof: Brugge’un alışveriş caddelerinden kaçabileceğiniz yerlerden birisidir. Buraya rahatlamak ve sakinleşmek için kaçabilirsiniz. Meryem Ana Kilisesi’nin görkemli kulesinin nefes kesen manzarasının tadını çıkarırken, turistlerin ve faytonun gidiş gelişini izleyebilirsiniz.

📍Konum için tıklayın >>

Bonus – Punta Est: Bir bira ile harika bir öğle yemeği ya da sadece keyifli bir kahve içmek için konumlanmış en iyi kafelerden birisi. Gün batımını yakalamak ve Brugge’daki en turistik bölgenin sıraya girmeden, acele ve karmaşından uzak tadını çıkarabileceğiniz Punta Est’de huzur içinde sessizce oturun ve anın tadını çıkararak rahatlayın.

📍Konum için tıklayın >>

Brugge yeme içme ile ilgili diğer yazılarım için tıklamayı unutmayın
🔴Brugge En İyi 5 Kahvaltı Mekanı >>
🔴Brugge En İyi Waffle Nerede Yenir? >>
🔴Brugge’da Mutlaka Tatmanız Gereken 5 Lezzet >>

Yorum Bırak

Your email address will not be published.

İlgili Diğer Yazılar